Form gönderiliyor...

Sunucu bir hatayla karşılaştı.

Form alındı.

HABER BÜLTENİ ÜYELİĞİ 

Eklenme Tarihi : 09 Eylül  2016

Bu Yazıyı Paylaşın :

Çek Kanununda Yapılan

Değişiklikler

 

YazarStj. Hüseyin GÜLLEStajyerhuseyin@citil.av.tr+90 212 909 19 52Çek, keşideci tarafından muhatap bankaya hitaben yazılan ve lehdara üzerindeki miktarın ödenmesini emreden bir kıymetli evraktır. Çek, ticari hayatta çokça kullanılan bir ödeme yoludur. Ancak, çekin karşılıksız çıkması ticari hayatta çeklere karşı olan güveni zayıflatan bir durumdur.

 

1985’te yürürlüğe giren ve ağır cezai yaptırımlar getiren “3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” 4 kez değişikliğe gidildikten sonra yerini 14.12.2009 tarihinde “5941 sayılı Çek Kanunu”na bırakmıştır. Çeke olan güvenin artması için , bu kanunun 5. Maddesine göre, çekte ibraz edilen rakamın keşidecinin banka hesabında bulunmaması yani çekin karşılıksız çıkması bir suç olarak kabul edilmiş olup, adli para cezasıyla müeyyidelendirilmiştir. Adli para cezasının ödenmemesi halinde ise, hapis cezası öngörülmüştür.

 

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa ve Ceza Hukuku’nun “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesine aykırı olması nedeniyle 03.02.2012 tarihinde Çek Kanunu değiştirilmiş, adli para cezası yerine AB’de olduğu gibi çekin karşılıksız çıkmasına sebep olan kişiye çek düzenleme yasağı ve çek hesabı açma yasağı getirilmiştir.

 

Bu kanun değiştikten sonra 1 yıl içinde karşılıksız çeklerin sayısı aşırı derecede artsa da 2013 ve 2014 yıllarında karşılıksız çek sayısında bir gerileme meydan gelmiştir. Ancak 2015 ve 2016 yıllarında karşılıksız çek sayısınının ve tutarının aşırı bir şekilde artış göstermesi nedeniyle çek artık bir ödeme aracı olmaktan çıkıp bir kredi enstrümanı haline gelmiş, ticari ilişkilerde çeke olan güven azalmıştır. Her ne kadar ekonomik suça ekonomik ceza ilkesine aykırılık teşkil etse de ticari ilişkilerde çeke olan güvenin artması için çekin karşılıksız çıkmasını sağlayan kişinin yani hesabında çekte yazan meblağ kadar para bulundurması gereken ancak bu gerekliliği yerine getirmeyen kişinin bir cezai müeyyideyle karşı karşıya kalması zarureti doğmuştur.

Bu nedenle, “6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kurumlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” 09.08.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

5941 Sayılı Çek Kanunu madde 5   :

 “(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak,binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.”

 

6278 Sayılı Kanunla Gelen Değişiklikler  :

1. Hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak keşideciye 1500 güne kadar adli para cezası verilecek.

Adli para cezası; karşılıksız kalan kısın, temerrüt faizi ve yargılama giderleri toplamından az olamaz.

Çeki karşılıksız çıkan keşideci hakkında ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmayacak.

Adli para cezası, ödenmemesi halinde 5725 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/3 maddesine göre, kamuya yararlı bir işte çalışmaksızın doğrudan hapis cezasına çevrilecek.

 

2. Verdiği çek karşılıksız çıkan kişiler hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilecek.

Bu yasak tüzel kişiler ve sermaye şirketlerinde yönetim organı ve ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanacak.

 

3. Haklarında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiler yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar.

 

4. Hakkında çek yasağı olan kişiler UYAP aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine ve Bankalara bildirilecekler.

 

5. Bankalar çek hesabı açmak isteyen kişilerden “Adli Sicil Kaydı” isteyeceklerdir.

 

6. Çek defterinin her bir yaprağında çek sahibi gerçek kişi isi T.C. kimlik numarası, çek sahibi tüzel kişiyse MERSİS numarası yer alacak.

 

7. Çek hesabı sahibi ile düzenleyen kişi farklı kişiyse çek üzerine ayrıca düzenleyenin T.C. kimlik numarası yazılacak.

 

8. Çeklere KAREKOD uygulaması getirilmekte olup;

 

Karekodlu çeki alan lehdar çeki Türk Ticaret Kanunun 780. Maddesi’nin 3. Fıkrası’nda belirtilen sisteme kaydedecektir.

 

Karekodlu çekin sisteme kaydedildiği tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişiklikler, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.

 

9.    Karekod uygulamasında aşağıdaki bilgiler çek sahibinin rızası aranmaksızın muhatapların bilgisine sunulacak:

• Çek hesabı sahibinin adı-soyadı, ticaret unvanı,

• Tüzel kişilerde ticaret sicile tescil edilen yetkililerin adı-soyadı, ticaret unvanı,

• Çek sahibinin çek hesabı bulunan banka sayısı,

• Bankalara ibraz edilmemiş çek adet ve tutarı,

• Son 5 yılda ödenen çeklerin adedi, tutarı,

• Son 5 yılda karşılıksız işlemi gören çek bilgileri,

• Çek hesabı sahibi ve temsilcileri hakkında çek hesabı açma yasağı bulunup bulunmadığı,

• Çek hesabı sahibi hakkında iflas kararı bulunup bulunmadığı.

 

Kanun ile amaçlanan; çek hesabı açan ve çek keşide edenlerin mali sicillerine şeffaflık kazandırılması ve piyasada çeke karşı duyulan güven tesisinin hürriyeti bağlayıcı cezalar ile sağlanma arzusudur.

 

Tüzel kişilerde yönetim organı ile birlikte ticaret sicile tescil edilen temsilcilere sorumluluk getirilmiştir.  Çek karşılığını bankada bulundurmak zorunda “çek sahibi” olmakla birlikte, bu sorumluluğun tüzel kişi adına çek keşide eden ticaret sicile tescil edilmiş profesyonel yöneticilere de verilmesi çalışma hayatında oldukça konuşulacaktır.

 

Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir. Bir madde dışında geçiş hükümleri bulunmamaktadır.

 

 

İlerleyen günlerde yargı kararları ile netlik kazanacağını düşündüğümüz bir başka husus ise; kanun yürürlüğe girmeden verilen ancak vadesi kanun yürürlüğe girdiği tarihten sonra olan çeklerin karşılıksız çıkması halinde cezai sorumluluk noktasında nasıl bir yöntem izleneceği olacaktır.

Yazar

Stj. Hüseyin GÜLLE

Stajyer

+90 212 909 19 52

Bu Yazıyı Paylaşın :

A: Büyükdere Cad.  Bentek Plaza No: 47 / 41-42-43-44  Şişli, İstanbul          P:           T: +90 212 909 19 52