Form gönderiliyor...

Sunucu bir hatayla karşılaştı.

Form alındı.

HABER BÜLTENİ ÜYELİĞİ 

Eklenme Tarihi : 27 Nisan 2017

Bu Yazıyı Paylaşın :

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARININ VE BU KARARA KARŞI İTİRAZ KANUN YOLUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

YazarAv. Cansu ŞEKERCİAvukatcansu@citil.av.tr+90 212 909 19 52-103​Ceza yargılamasında sanığa yüklenen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olması halinde mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bunun için;

 

- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmaması,

- Mahkemece sanığın yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaate varılması,

- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.

 

HAGB kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetime tabi tutulur. Bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi ve mahkemenin tayin ettiği denetimli serbestlik tedbirlerine aykırı davranmaması beklenir. Aksi takdirde mahkeme, hükmü açıklar ve sanığın durumunu değerlendirerek cezasının yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebileceği gibi cezanın aynen infazına da karar verebilir. HAGB kararı yeni bir kasıtlı suç işlendiği için bozuluyorsa bu durumda sanık işlediği ikinci suçtan da ayrıca cezalandırılır.

 

HAGB Teklifi

 

Uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı üzere hakim, HAGB teklifini sanığın savunmasını alırken yapmaktadır. Halbuki adil bir yargılamanın gerçekleşmesi için hükmün açıklanmasının hemen öncesinde teklif edilmesi, daha uygun bulunmaktadır. Zira dosyadaki delilleri, yargılamanın nasıl seyredebileceğini ve suçun yahut cezanın ağırlığını tayin edemeyen sanığın hakim karşısına çıktığı ilk anda cezalandırılmasına ilişkin bir karar vermesi, sağlıklı olmayacaktır.

Sanığın bu teklifi kabul etmesi halinde cezanın niteliği ve sanığın durumu yukarıdaki şartlara uyuyorsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Şayet sanık, HAGB teklifini reddederse yargılama sonucunda açıklanan hükmün infaz edilmesi ya da istinaf/temyiz kanun yoluna başvurulması gerekir.

 

HAGB kararı verilen yargılamalarda hüküm henüz açıklanmadığı için buna karşı istinaf ya da temyiz kanun yollarına başvurulamaz; fakat itiraz kanun yoluna başvurulabilir.

 

Hükmün Açıklanması

 

Hakkında HAGB kararı verilen kişi denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlerse ya da denetim tedbirlerine aykırı davranırsa mahkeme, hükmü açıklar. Açıklanan hüküm için artık istinaf/temyiz kanun yollarına başvurmak mümkündür ya da hüküm kesinleşerek cezanın infazı gerekmektedir.

 

İtiraz Kanun Yolu

 

HAGB kararına karşı itiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren 7 gün içinde gerçekleştirilmelidir. İlgililerin başında suçtan zarar gören, sanık, bunların vekilleri ve Cumhuriyet Savcısı gelmektedir. İtiraz üzerine mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse yetkili mercie incelenmek üzere gönderir.

İtirazın sadece sanığın durumu değerlendirilerek yukarıda sayılı hallerin gerçekleşip gerçekleşmediğiyle sınırlı kalması, hukuki açıdan sorunlar yaşatmaktadır. Zira sanığın daha önceden kasıtlı bir suç işleyip işlemediği, doğan zararı giderip gidermediği gibi şekli incelemeler yapılması; suçun gerçekleşip gerçekleşmediğine ya da vasfına ilişkin bir inceleme yapılmaması maddi gerçeğin tespit edilmesini engellemektedir. Bunun önüne geçilmesi için Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun verdiği 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı kararıyla itirazı inceleyecek merciin şekli incelemeyle sınırlı kalmaması ve kararın esasına da girilmesi kararlaştırılmıştır. Ne yazık ki uygulamada itiraz mercii sıklıkla şekli inceleme yapıp dosyada karar vermektedir. Bu durum, sanık hakkında yanlış karar verilerek kurulan bir hüküm olması ihtimalinde adaletsizliğe neden olmaktadır.

 

​Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; karma niteliği, takibi ve uygulamada maruz kaldığı kimi aksaklıklar sebebiyle bilinçli bir şekilde takip edilmeli ve süreler, yükümlülükler ve kanun yolları açısından adalet sistemi için sağlıklı bir hukuki süreç oluşturulmalıdır.

Yazar

Av. Cansu ŞEKERCİ

Avukat

+90 212 909 19 52-103

Bu Yazıyı Paylaşın :

A: Büyükdere Cad.  Bentek Plaza No: 47 / 41-42-43-44  Şişli, İstanbul          P:           T: +90 212 909 19 52