Depreme Dayanıklı Olmayan Binalarda Hukuki Sorumluluk

Deprem, ülkemizde dünyanın en aktif fay hatlarının olması nedeniyle Türkiye’yi etkileyen doğal afetlerin başında gelmektedir. Bu nedenle ülkemizin her bölgesinde deprem gerçekleşmesi riski olduğu, dolayısı ile depreme karşı her zaman hazırlıklı olmak durumunda olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz.

Depreme karşı alınabilecek önlemlerin başında, yaşam alanı olan binaların dayanıklılığı gündeme gelmektedir. Yaşanan son deprem felaketinde de görüldüğü üzere, ruhsata aykırı dayanıksız şekilde inşa edilen binalar nedeniyle insanlar fazlasıyla maddi manevi kayıplar yaşamışlardır.

Depreme Dayanıksız İnşa Edilen Binaların Hukuki Sorumluluğu Kime Aittir?

Birincil sorumluluk elbette binaların inşaatını gerçekleştiren müteahhitler üzerindedir. Zira ruhsata aykırı veya gerekli özen gösterilmeden bina inşa edilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararlardan dolayı sorumluluk taşımaktadırlar. Bu durumda müteahhitlerin sorumluluğunun doğması için kusurunun varlığı aranmaktadır. Bu kusurlara örnek olarak projenin uygun çizilmemesi, uygun ve sağlam inşaat malzemelerinin kullanılmaması gösterilebilir.

Müteahhitler binanın yapım aşamasında kullanılan inşaat malzemelerinin kalitesinden, kolon-kiriş bağlantılarından, kolonların uygun uzunlukta olmasından sorumludur ve bu tür hususlarda yaşanacak aksaklıklardan dolayı doğacak hasarlardan dolayı doğrudan sorumluluk taşımaktadır. 

Müteahhittin Sorumluluğunda Zamanaşımı Nedir?

Müteahhittin sorumluluğu Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup : “yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” maddesi uyarınca, taşınmazın tesliminden itibaren beş yıl, ağır kusur olması durumunda ise yirmi yıllık zamanaşımı öngörülmüştür.

İdarenin Sorumluluğu Nedir?

Depreme dayanıksız binaların inşasında müteahhitlerin olduğu gibi idarenin de sorumluluğu bulunmaktadır . Depreme dayanıksız binaların inşaatı yönünden idarenin denetleme sorumluluğu bulunduğundan burada idarenin hizmet kusuru söz konusu olmaktadır.

Hizmet kusuru, idarenin hizmeti geç veya kötü yerine getirmesi veya hiç yerine getirmemesi şeklinde tezahür etmektedir. Dolayısıyla idare , Türkiye’nin aktif deprem bölgesinde yer alması gerçekliğine karşılık sorumluluğu gereği binalar ile ilgili denetlemeleri, araştırmaları etkili biçimde gerçekleştirmelidir. İdare, bunu bilmesine rağmen yeterli hizmeti sunmadığı takdirde sorumluluğu doğacaktır.

Şunun da altını çizmek gerekir ; sorumluluk kavramının ortaya çıkması için nedensellik bağı olmalıdır. Deprem sonucunda ortaya çıkan zarar ile müteahhit veya idarenin davranışı arasında bir neden-sonuç ilişkisi olduğu takdirde müteahhit veya idarenin sorumluluğuna gidilebilir ve bu aşamada yasal haklar talep edilebilecektir .

 

Çitil Avukatlık Ortaklığı Blog sayfasında yer alan hukuk ve diğer konulardaki yazılar ilk sizin e-postanıza gelsin isterseniz Çitil Haber Bülteni’ne abone olun!

Gonca HUSEYNZADE

Kaynakça:

www.mevzuat.gov.tr

Adil Bucaktepe – Depremden Dolayı İdarenin Sorumluluğu

https://d.barobirlik.org.tr/2023/DepremzedelerIcinHukukRehberi/22/

Paylaş: