Çitil Avukatlık Ortaklığı

Günümüz teknolojisinin beraberinde getirmiş olduğu yenilikler ve fiyatların Dolar/Euro endeksine bağlı olması sebebiyle araçların her geçen gün maliyeti artmakta olup bu sebeple yasal olarak zorunluluğu bulunan trafik sigortalarının önemi ortaya çıkmaktadır. Sigorta sözleşmesi araç sahiplerine poliçe içeriğinde bulunan tüm riziko halleri kapsamında araçlarını güvence altına alma imkanı tanımaktadır. Sigortacının riziko sonucu oluşan zararı güvence altına aldığı sigorta ettirenin ise bu güvenceye karşılık olarak prim ödemiş olduğu sözleşmelere sigorta sözleşmeleri denmektedir. Ülkemizdeki trafikte aktif olarak bulunan araç sayısının her geçen gün artması ve araçların hayatımızda önemli bir yere sahip olması sebebiyle trafikte istenilmeyen ekonomik, bedensel ve ruhsal zararlarla sonuçlanan trafik kazaları gündeme gelmektedir. 

Tek taraflı veya birden fazla araç ve şahsın karışmış olduğu kazalar sonucu sigorta olunan araç ve araçlarda meydana gelen zararlar sigorta poliçesinin içeriğinde belirtilen riziko halleri kapsamında olduğunda sigorta şirketleri tarafından sigorta ettirene zarar miktarınca tazminat ödemesi gerçekleşmektedir. Tam bu noktada hasarın tespiti ve bu zararın giderilmesi için yapılan masrafların tazminat olarak ödenmesi konularında Sigorta Hasar Danışmanlığı adı altında simsarlık faaliyeti yürüten şahıs, kurum ve kuruluşlar mevcuttur. Sigorta kapsamında bulunan zararın tespit edilip tazminat miktarının belirlenmesi ve talep edilmesinde, kaza sonucu malı zarar gören sigorta ettirenlerin sigorta şirketlerinden talep edecekleri miktarlarda danışmanlık hizmeti adı altında simsarlık faaliyeti yapan şahıs ve kurumlar, sigorta ettirenlerin zararlarının temini konusunda mağduriyetlere yol açtığı için yasa koyucu tarafından bu konuda yasal düzenleme yapılmıştır. 

Sigorta poliçesi kapsamında olup sigorta şirketine yasaya uygun olarak bilgi verildiği riziko hallerinde, sigorta şirketlerinin zararın tespiti ve ödenecek olan tazminat miktarının hesaplanması hususunda, hasar danışmanlık hizmeti sunan kişi ve kurumlar sigorta tarafı olan kişilerden usulüne uygun olarak vekalet almak suretiyle sigorta şirketlerinden tazminatları talep etmekte olup bu alacaklardan da danışmanlık hizmeti altında haksız olarak oran üzerinde anlaşmak suretiyle belli bir miktar talep etmekteydi. Sigorta özünde esasen bir kazanım ya da zenginleşme amacı olmayıp tazminat doğrudan riziko sonucu oluşan zarar miktarınca olmasına rağmen hasar danışmanlığı hizmeti altında simsarlık faaliyeti yürüten bu şahıs, kurum ve kuruluşlar kişilerin mağduriyetlerine yol açmaktadırlar. 

Simsarlık faaliyeti yürütülerek sigorta taraflarının mağduriyetine ve sigorta şirketlerinin esas ödemesi gereken tazminat miktarının belirlenmesinde akdi ilişkinin tarafı olmamasına rağmen gerçeğe aykırı miktarların talep edilmesi sonucu bu kişi, kurum ve kuruluşlar harici çift taraflı mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yasa koyucu 10147 Sayılı Sigortacılık Kanuna 22.06.2020 kabul tarihli ve 28.08.2020 yürürlük tarihli EK 6. MADDE eklenerek sigorta taraflarının mağduriyetlerinin önüne geçilmesine ilişkin düzenleme getirmiştir. İlgili Kanun maddesi şu şekildedir: 

(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak; 

  1. Alacaklı tarafından bizzat, 
  2. Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,  
  3. Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar. 

 (2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.  

Söz konusu kanun maddesi uyarınca 1. Fıkrada belirtilen tazminat alacaklısının kanuni temsilcisi, vekalet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri yalnızca bu tazminatın takibatını ilgili yasal yükümlülükleri yerine getirip alacağı takip edilebilecekken aynı maddenin ikinci fıkrasında ise tazminat alacağının sigorta şirketi tarafından hak sahibine veya avukatına ödeneceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen amir kanun hükmü gereği alacaklının vekalet verdiği eşi, annesi, babası, çocuğu, kardeşleri gibi kişiler yalnızca tazminat alacağının takibi aşamasında işlemler yapabilecek olup tazminat alacağının tahsilatı hususunda sigorta şirketleri bu kişilere ödeme yapmayacaklardır. Tazminat alacağının tahsilatını ancak alacaklı kişi ve avukatı talep edebilecek ve sigorta şirketleri de tazminat miktarını bu kişilere ödeyecektir. Hasar danışmanlık hizmeti adı altında sigorta taraflarının mağduriyetlerine yol açarak tazminat miktarından belirli oranlarda haksız kazanç sağlayan bu kişi, kurum ve kuruluşların faaliyetlerinin önüne geçilmiş olup alacaklı veya avukatının bu alacağın talebini sağlayabileceğini düzenlemiştir. Rizikonun gerçekleşmesinden gerçek tazminat bedelinin sigorta şirketinden ifa edilmesine kadar gerekli olan talep, takip ve tahsil işlemlerinde profesyonel bir avukat ekibiyle çalışılması gerekliliği kanunun amir hükmüyle de ortaya konmaktadır. 

Paylaş: