Afet Halinde Hak Sahipliği Nedir?

Ülkemizde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde meydana gelen ve on bir ili etkileyen deprem sebebiyle binaları zarar görmüş kimselerin hangi haklara sahip  olduklarını bilmeleri önem arz etmektedir.

Hak sahipliği, afetzedeler yönünden yıkılan veya ağır hasar gören binaların yerine yeniden yapılacak binalar ve inşaat kredilerinden yararlanabilme durumlarını ifade etmektedir.

Afet Durumlarında Hak Sahipleri Kimlerdir?

Afet sebebiyle kendilerine ait bulunan konutları yıkılan veya ağır hasar gören kimseler hak sahibidir. Dolayısıyla hak sahibi olunabilmesi için kişinin mülkiyet hakkına sahip olduğu konutu yıkılmış veya oturulamayacak derecede ağır hasara uğramış olmalıdır. Bu bağlamda mülkiyet hakkı bulunmayan, oturdukları konutu ağır hasara uğrayan veya yıkılan kiracılar hak sahibi değildir. Şunu da eklemek gerekir ki birden fazla konutu zarar görenler veya zarar görmesi muhtemelen olanlar, yalnız bir konutları için hak sahibi olabilirler. O yerde kendisine veya eşine ait müstakil başka konutu veya dairesi olanlar hak sahibi sayılmazlar. Bu kişilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmemektedir.

Anne veya babasına ait olan evde, evli olduğu eşi ile birlikte oturan kişiler de, mülkiyet hakkına sahip olmasalar da, oturdukları bu evle ilgili olarak hem kendileri hem de eşleri ayrı ayrı olarak hak sahibidirler.

Dükkan ve fırın gibi işyerleri yıkılan veya kullanılamayacak derecede ağır hasar gören kimseler de hak sahibi sayılabilir. Bu kimselere işyeri yapmaları için inşaat kredisi verilebilir. Ancak o yerde kendisine veya eşine ait müstakil başka işyeri olanlar bu krediden faydalanamaz.

Hem konutu hem işyeri zarar gören kişiler, konutu ve işyeri için ayrı ayrı olmak üzere hak sahibi olabilirler.

Afetzedenin vefat etmiş olması halinde ise hak sahipliğine ilişkin hakları mirasçılarına geçer.

Hasar Tespit Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?

Afetin meydana geldiği arazinin durumu ile bütün yapılar incelenerek hasar tespit raporu düzenlenir. E-devlet üzerinden ”hasar tespit sorgulama ve itiraz işlemleri” kısmından hasar tespit işleminin yapılıp yapılmadığı sorgulanabilir. Yapılmış bulunan hasar tespitinin hatalı olduğu düşünülüyorsa , ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde itiraz edilmelidir. Ancak hasar tespit raporlarına itiraz yalnız hak sahipliği veya yıkım gibi asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir.

Bu bağlamda, hak sahipliğine ilişkin başvuruda da bulunulması gerekmektedir. E-devlet üzerinden ”afetzede hak sahipliği başvurusu” kısmından bu işlem yapılabilir. Tespit edilenden daha fazla bir hasar olduğu ve hak sahibi olunması gerektiği düşünülüyorsa, hasar tespit raporuna itiraz ile birlikte hak sahipliğine de itiraz edilmelidir.

Eğer konut hasar görmüş ve tamiri mümkün ise tamir edilinceye kadar içine girilmesi ve oturulmasına izin verilmemektedir. Konutu bu şekilde tespit edilenler, hasarın daha ağır olduğunu düşünüyor ise yukarıda açıklandığı üzere hasar tespit raporuna itiraz etmelidirler. Aksi halde söz konusu konut bir yıl içinde tamir de ettirilmemişse yıktırılmaktadır.

Afetzedelerin hak kayıplarına uğramaması için bu hususlara dikkat etmeleri ve mümkün olduğunca bu hususta uzman bir avukattan hukuki yardım almaları gerekmektedir.

Çitil Avukatlık Ortaklığı Blog sayfasında yer alan hukuk ve diğer konulardaki yazılar ilk sizin e-postanıza gelsin isterseniz Çitil Haber Bülteni’ne abone olun!

Gülşen DOĞRAROĞLU

Kaynakça:

https://www.mevzuat.gov.tr/

Paylaş: