Boşanma Davalarında Deliller

Hayatın normal akışı içerisinde evlilik ne kadar doğalsa boşanma da bir o kadar normaldir. Özellikle son yıllarda eşlerin ekonomik durumlarının çeşitli şekilde bozulması gibi nedenlerin eşler arasında sevgi ve saygının bozulmasına neden olarak boşanma davalarını bir hayli arttırdığını görüyoruz. Boşanmanın gerçekleşmesinde birçok etken belirleyici olurken, gerçek deliller sunmak boşanma davasının daha hızlı ve bir tarafın lehine sonuçlandırmaktadır.

Bu deliller sayesinde aslında geçmişte ve mahkeme dışında gerçekleşmiş olan olaylara ayna tutulur. Hakim deliller aracılığıyla olaylar hakkında kanaatte bulunur.

Boşanma Davalarında Hangi Taraf Delil Sunmalı?

Delilleri kural olarak ispat yükünü taşıyan taraf ileri sürmelidir. Boşanma davalarında kural olarak dava açan taraf davasını ispatla yükümlüdür. Davacı eş; aldatma, terk, evlilik birliğinin temelden sarsılması gibi davasını dayandırdığı sebeplerini somutlaştırarak ispatlayacaktır. Aksi halde, açmış olduğu davayı kanıtlayamadığı durumda dava reddedilecektir.

Peki Boşanma Davalarında Eşler Delil Olarak Ne Kullanabilir?

Boşanma davalarında genellikle ve özellikle nafaka ve tazminatın belirlenmesinde sosyoekonomik durumun araştırılması amacıyla kolluk kuvvetleri raporu; çocukların velayeti hususunda pedagog gibi bilirkişi raporu;boşanmaya sebep olan olayların ispatı hususunda fotoğraf, video, mesajlaşma kayıtları, arama dökümleri, mailler, darp raporları, hastane raporları gibi ispata yarayan her türlü argüman ve en önemlisi tanıklar delil olarak kullanılabilir.

Delilleri genel olarak hukuka uygun ve hukuka aykırı delil olarak ayırabiliriz. Hukuka uygun deliler, hukuk sistemimizin delil olarak nitelendirdiği ve mahkeme tarafından dikkate alınan delillerdir. Hukuka aykırı deliller ise bir delilin bir olayı %100 ispatlıyor olsa bile o delilin kullanılmasına izin verilmeyen delilleri oluşturmaktadır .Bu da açıkça kanunumuzda belirtilmiştir.

Hukuka Aykırı Delil İleri Sürülmüşse?

Yargıtay’ın boşanma davalarındaki yaklaşımına baktığımızda ise örneğin eşlerin birlikte yaşadığı ortak konutta bulunan fotoğraf, not defteri, günlük benzeri ispat araçlarının hukuka aykırı bir şekilde edinilmiş delil sayılamayacağı yönündedir. Zira eşlerin ortak bir şekilde yaşadığı konutta tuttukları eşyaların diğer eş tarafından ele geçirilmesi, eşyaların bulunduğu alan her iki eşin ortak yaşam alanı olduğundan, özel hayatın gizliliğinin veya kişi haklarının ihlali olarak değerlendirilemeyecektir.

Fakat eve diğer tarafın bilgisi ve rızası dışında kamera yerleştirmek, sosyal medya şifresini hackleyerek yazışmalarını ele geçirmek, telefonuna dinleme programı yüklemek gibi deliller hukuka uygun olmayan delilleri oluşturur. Buna ek olarak dedektif aracılığıyla delil toplatılması da açıkça hukuka aykırıdır. Bu delillere başvurulmuş olması aynı zamanda suç niteliği de taşımaktadır.

Ayrıca Yargıtay bu doğrultuda, sosyal medya çıktılarının da delil başlangıcı olduğunu ifade etmektedir. Yani sosyal medya çıktıları tek başına delil niteliği taşımamaktadır ve başka bir delil ile desteklenmesi gerekmektedir .Sırf boşanma davasında kullanılmak üzere eşlerden birinin diğerini ses kaydına alarak onu zorla delil elde etmeye yönelik konuşturtması da hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak; boşanma davalarında hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkemece dikkate alınmamaktadır. Bir delili ileri sürmek isteyen taraf öncelikle o delilin; Anayasaya, kanunlara, temel hak ve özgürlüklere aykırı olmamasına dikkat etmeli ve bu doğrultuda delil sunmalıdır.

Çitil Avukatlık Ortaklığı Blog sayfasında yer alan hukuk ve diğer konulardaki yazılar ilk sizin e-postanıza gelsin isterseniz Çitil Haber Bülteni’ne abone olun!

Selin TOZKOPARAN

Kaynakça:

www.mevzuat.gov.tr

www.kazanci.com.tr/

https://www.cinar.av.tr

https://www.kulacoglu.av.tr

https://www.ozgurdogan.av.tr

Paylaş: